| |||
|
| |||
|
1828 yılında Jöns Jacob Berzelius tarafından keşfedilen ve periyodik tabloda aktinit serisinin ikinci üyesi olan toryum, yer kabuğunun %0,0007'lik kısmını oluşturmaktadır. Toryum, uranyum gibi doğada serbest halde bulunmayıp 60 civarında mineralin yapısı içinde yer almaktadır. Bunlardan sadece monazit ( (Ce, La, Nd, Th, Y)PO4) ve torit ( (Th, U) SiO4) toryum üretiminde kullanılmaktadır. Bu mineraller de genellikle nadir toprak elementleri (NTE) ile birlikte bulunmaktadır.
![]() | |
Torit (Kristal) | Torit |
Toryum
NÜKLEER ENERJİ VE TORYUM
Toryum tek başına nükleer yakıt olarak kullanılamaz. Fertil bir izotop olan Th-232'nin bir öntron yutarak fisyon yapabilen bir izotop olan U-233'e dönüştürülmesi gerekir. Th-232'nin düşük enerjili nötronlarla tepkimesi (nötron yutumu) sonucunda önce daha az kararlı olan Th-233 oluşmaktadır. Th-233 ise, 23 dakika içinde, bir beta parçacığı yayarak Pa-233'e (protaktinyum) dönüşmektedir. Pa-233, 27 gün içinde, yarılanma süresi 163.000 yıl olan fisil U-233'e dönüşmektedir. Böylece aşağıdaki şekilde görüldüğü gibi Th-232, U-235 veya Pu-239 gibi başka bir fisil maddeyle üretkenlik döngüsüne başlamaktadır.
Toryum - uranyum karışık yakıtlar, uranyum yakıtına göre daha az plütonyum üretir. Ayrıca yüksek yanma oranında çalışabilir, bu da yakıtın reaktörde kalma süresini yani yakıt yeniden yükleme periyodunu uzatarak tesis kapasite faktörünün artmasına katkı sağlar.
Toryumlu yakıt denemeleri 1960 yıllarının ortalarında başlamış olmasına rağmen güç reaktörlerinde kullanılmasına 1976 yılında başlanmıştır. Almanya, Hindistan, Japonya, Rusya Fed., İngiltere ve ABD'de araştırma/geliştirme çalışmaları bulunmaktadır. Bugüne kadar yapılan çalışmalar aşağıdaki şekilde özetlenebilir[1];
Zengin toryum kaynaklarına sahip olan ve nükleer teknolojisini toryuma dayalı olarak geliştirmeyi planlayan Hindistan'ın üç aşamalı nükleer programı bulunmaktadır [2]:
Günümüzde geliştirilmekte olan yenilikçi nükleer fisyon teknolojilerinde de toryum önemli bir yere sahiptir. Kanada tarafından geliştirilen Yeni Nesil CANDU Reaktörü (CANDU-X), Rusya tarafından geliştirilen Gaz Türbinli Modüler Helyum Reaktörü (Gas Turbine Modular Helium Reactor, GT-MHR), Japonya-Rusya ve ABD tarafından geliştirilen FUJI Eriyik Tuz Reaktörü (FUJI Molten Salt Reactor), Güney Afrika tarafından geliştirilen Çakıl Yataklı Modüler Reaktör (Pebble Bed Modular Reactor, PBMR), Rusya, İsrail ve ABD tarafından geliştirilen Radkowsky Toryum Yakıtlı Reaktör (Radkowsky Thorium Fuel Reactor, RTFR) ve Avrupa ülkeleri tarafından geliştirilen Enerji Yükseltici (Energy Amplifier) teknolojileri yakıt çevrimlerinde toryuma yer veren teknolojiler olarak göze çarpmaktadır [3].
TÜRKİYE'NİN TORYUM REZERVİ
1959 yılı sonlarına doğru MTA tarafından havadan prospeksiyonla bulunan radyoaktif anomali üzerinde uranyum ve toryum için etütler yapılmış ve Sivrihisar ilçesinin kuzey batısında Kızılcaören, Karkın ve Okçu Köyleri arasında 15 km2'lik bir sahanın toryumun yanı sıra Nadir Toprak Elementleri (NTE) de içerdiği saptanmıştır. MTA tarafından yapılan çalışmalar sonunda 1977 yılında, "Eskişehir-Sivrihisar-Kızılcaören Köyü Yakın Güneyi Bastnazit-Barit-Florit Kompleks Cevher Yatağı" Nihai Etüt Raporu hazırlanmıştır [4]. Bu rapor sonuçlarına göre bölgedeki cevherin ortalama tenörü %0,2 ThO2 olup, toplam rezerv yaklaşık 380.000 ton civarındadır.
| Tablo 1. Dünya Toryum Rezervi [6] | |
Ülke | Rezerv (ton) |
Avustralya | 300 000 |
Hindistan | 290 000 |
Norveç | 170 000 |
ABD | 160 000 |
Kanada | 100 000 |
Brezilya | 16 000 |
Diğer Ülkeler | 95 000 |
TOPLAM | 1 200 000 |
Ülkemizde toryumla ilgili bugüne kadar yapılan çalışmalar sonunda aşağıda özetlenen sonuçlar elde edilmiştir[5] .
SONUÇLAR
KAYNAKÇA
World Nuclear Association, Thorium-August 2003.
Kokadkar A."Nuclear Power in India: An Inevitable Option for Sustainable of a Sixth of Humanity", World Nuclear Association Annual Symposium, London, 2002.
Innovative Nuclear Reactor Development, IAEA, NEA,2002.
Kaplan. H., Eskişehir-Sivrihisar-Kızılcaören Köyü Yakın Güneyi Bastnasit-Barit-Florit Kompleks Cevher Yatağı Nihai Etüt Raporu, 1997.
Toryum Araştırmaları Etüdü Projesi Sonuç Raporu, DPT 93K120050, 1993-1995.
US Geological Survey, Mineral. Commodity Summaries,2003.
Uranyum, 1789 yılında Martin Heinrich Klaaproth tarafından keşfedildi. 1841 yılında Eugene-Melchior Peligot tarafından izole edilmiştir. Radyokatif olduğu ise 1896 yılında Mendeleyev uranyumun ağırlığının %50 daha fazla olduğunu bulmuştur.
Uranyum cama katıldığı zaman ilginç sarı-yeşil bir renk verir. Zayıf radyoaktif elementtir. Yüksek yoğunluğa sahiptir. Çelikten daha yumuşaktır. Kurşundan %65 daha yoğundur. 3 tane allotropu vardır.
Uranyum mineralleri, uraninit, autinit, tobernit, koffinittir. Minerallerde bulunan uranyum kimyasal reaksiyonlar sonucunda uranyum okside veya diğer formlarına dönüştürülür. Metal olarak uranyum, KUF5 ve UF4 bileşiklerinin elektrolizi ile elde edilir.
Çok saf uranyum ise halojenlerinin termal yanması ile elde edilir.
| Temel özellikleri | ||
|---|---|---|
| Atom numarası | 92 | |
| Element serisi | Aktinitler | |
| Grup, periyot, blok | ?, 7, f | |
| Görünüş | Metalik gri katı | |
| Atom ağırlığı | 238,02891 g/mol | |
| Elektron dizilimi | Rn 5f3 6d1 7s2 | |
| Enerji seviyesi başına Elektronlar | 2, 8, 18, 32, 21, 9, 2 | |
| Fiziksel Özellikleri | |
|---|---|
| Maddenin hali | katı |
| Yoğunluk | 18,950 g/cm³ |
| Sıvı haldeki yoğunluğu | ? g/cm³ |
| Ergime noktası | 1408 °K 1.134,85 °C 2.074,73 °F |
| Kaynama noktası | 4407 °K 4.133,85 °C 7.472,93 °F |
| Ergime ısısı | 15,48 kJ/mol |
| Buharlaşma ısısı | 422,58 kJ/mol |
| Isı kapasitesi | 0,12 (25 °C) J/(mol·K) |
| Atom özellikleri | |
|---|---|
| Kristal yapısı | Ortorombik |
| Yükseltgenme seviyeleri | 4, 6 |
| Elektronegatifliği | 1,38 Pauling ölçeği |
| İyonlaşma enerjisi | 6,05 kJ/mol |
| Atom yarıçapı | 138,5 pm |
| Atom yarıçapı (hes.) | 110 pm Kovalent_yarıçapı=142 pm |
| Kovalent yarıçapı | {{{Kovalent_yarıçapı}}} pm |
| Van der Waals yarıçapı | 186 pm |
| Diğer özellikleri | |
|---|---|
| Elektrik direnci | 16,78 nΩ·m (20°C'de) |
| Isıl iletkenlik | 27,6 W/(m·K) |
| Isıl genleşme | ? µm/(m·K) (25°C'de) |
| Ses hızı | 3155 m/s (20 °C'de) |
| Mohs sertliği | ? |
| Vickers sertliği | ? MPa |
| Brinell sertliği | ? MPa |
Potasyum nitrat, suda tamamen eriyen bir Potasyum bileşiğidir. Güherçile olarak da bilinen bileşik doğal halde kayaçlarda ve mağaralarda oluşan beyaz renkli kabuksu yapıda bulunur. Yapay üretimi Potasyun hidroksitin nitrik asit ile ya da potasyum klorürün sodyum nitratla tepkimeye girmesi sonucu gerçekleşir.
Potasyum nitrat, bitkiler için çok önemli iki besin maddesini taşıyan, verim ve kalite arttırıcı bir yapay gübrenin ana maddesi olarak da yaygın olarak kullanılır. Bitkilerin pek çok türü, atmosferdeki serbest azotu kullanamaz, azot tuzları olarak almak zorundadırlar. Oysa organik bileşiklerin çok önemli bir bileşenidir azot. Potasyum nitrat, bitkilerin kullanabileceği bir azot ve potasyum kaynağı olarak önem taşır.Potasyum bitkinin meyve kalitesini,adedimi ve raf ömrünü uzatır. Bu bileşik aynı zamanda,elektrokimyasal yöntemlerde kullanılan tuz köprülerinin yapısında da bulunur.
Potasyum nitratın sanayide diğer yaygın kullanımı patlayıcı madde ve havai fişeklerdir. Pudra şekeri ile karıştırılarak ateşlendiğinde hacminin 600 katı büyüklüğünde bir duman oluşturduğu için duman bombası ve duman efektlerinde kullanılır. Doğru karışım oranları 40 gram şekere 60 gram potasyum nitrat olacak şekildedir. İstenirse pudra şekeriyle birlikte dikkatle ısıtılıp eritilir ve macun kıvamına getirilerek de kullanılabilir ancak ısıtırken karışımın alev alma tehlikesi vardır. En verimli tepkimeyi 29 gram şeker ve 71 gram KNO3 ile verir.
| Kaynak vikipedi |