< NewsOffice's Blog - Blogcu




SAĞLIKLI SAÇLAR İÇİN

Saçlarınızın sağlıklı görünmesini istiyorsanız; 2 ayda bir kestirin, ılık su ile yıkayın ve kremi sadece uçlarına sürün.

Saç bakımında dikkat etmeniz gereken diğer hususlar şöyle:

Jöle sürünce saçlar dökülür mü? Jöle saçta 2-3 gün kalırsa havasız bıraktığı için saç dökülür. En azından ertesi gün saç yıkanmalıdır.

Mevsim dönümlerinde saçlara özel bir bakım uygulanmalı mı? Bu konuda her zaman bir bakım yapmak lazım. Belli markaların şampuan, krem ve serumları her zaman değil ama mevsim dönümlerinde kullanılmalı.

2 ayda bir saçları kestirmek gerekir mi? Saçlar ucundan alınınca daha sağlıklı olduğu için çabuk ve dengeli uzar. 2 ayda bir saç kesimi normaldir. Böylece şekli de bozulmamış olur.

Saçın her gün yıkanması zararlı mıdır? Saç kendi yağında kalmalıdır. Ama mesela günde 3 şampuan yapıyorsanız zararlıdır. Her gün yıkansa bile 1 şampuan yeterlidir.

Saç için özel bir krem kullanılmalı mıdır? Her zaman saçın ucuna uygulanmalıdır. Çünkü krem saçın dibini yumuşattığı için saçı döker.

Saç nasıl suyla yıkanmalıdır? Saçları ılık suyla yıkamak daha iyidir. Ilık su saçı parlak yapar. Yıkama sonrasında 1 kez soğuk su tutulmalıdır. Çünkü hem beyin rahatlar hem de saçlar canlanır.

Esmer bayanlara ne renk saç önerilir? Aslında en güzel sarışınlar, esmerlerden çıkar. Esmerler sarışın olacaksa önce uçlardan başlanılır. Yani dip çok koyu, uçlar sarı olmalı. Dekolteye düşen sarı saçın esmer tene yakışıp yakışmadığına bakılır.

Saç sağlığı için en önemli olan diyetin içeriğidir. Protein açısından yetersiz diyetler, saç köklerini dinlenme dönemine sokarak, proteinden tasarruf etme yoluna gider. Bu ağır diyetleri takiben 2-3 ay içinde yaygın saç dökülmesi görülebilir.

Sıkı toplanmış saçlar, at kuyrukları, topuzlar ve örgüler saçların köklerini zayıflatmaktadır. Özellikle alnın yan kısmındaki saç dökülmelerinden, sıkı ve gergin toplamalar sorumludur" diye konuştu.

Saç , Saç Ekimi ve Saç Ektirme Hakkında
Günde yaklaşık olarak 90-100 adet saç telinin dökülmesi normal kabul edilir ve bu saçların yerine yenileri çıkar. Baştaki saç sayısı ve saç kalınlığı kişiden kişiye değişebilir. Ayrıca, yaşa bağlı olarak saçın büyüme hızı da değişir. Erkeklerde saç dökülmesi genelde alında ve tepededir. Başın arka kısmında saç dökülmesine rastlanmaz. Bunun nedeni iki farklı saç kökünün olmasıdır. Alındaki ve tepe bölgedeki saç kökleri Testosteron Hormonuna duyarlıdır ve bu hormon bu bölgelerdeki saç köklerine zarar verdiği için Erkek tipi saç dökülmesi buralarda gerçekleşir. Diğer bölgelerdeki saç kökleri, Testosteron Hormonuna duyarlı olmadıkları için dökülmediğinden, bu bölgelerden alınan saç kökleri, dökülen bölgelere ekilir. Bu ekilen saç kökleri Testosteron' a karşı duyarlı olmadıkları için, yeni ekildikleri bölgede de "Testosteron'a bağlı dökülme" göstermezler. Ayrıca, kişinin kendi saçı kullanıldığı için de görüntü gayet doğal olur.

Saç Ekimi işlemi tamamlandıktan sonra, kişi evine dönebilir. İlk 2 gün saçlar yıkanmaz ve bu süreden sonra saç her gün özel bir madde ile yıkanır. Saç ekiminden birkaç gün sonra alın bölgesinde şişlik ve morluklar oluşabilir, fakat bu geçici bir durumdur ve 1-2 gün içerisinde bu şişlik ve morluklar kaybolur. Yeni ekilen saçlar bir süre sonra dökülürler ve yaklaşık 3 ay içerisinde yeniden çıkmaya başlarlar. Saçlar alındıkları bölgedeki büyüme hızları ile saçın ekildikleri bölgede büyümeye devam ederler ve bu saçlar, yukarıda da belirttiğimiz gibi, dökülen bölgelerdeki saç köklerinden farklı yapıda oldukları için, dökülmezler. Herkesin saçındaki dökülme ve açıklı oranı farklıdır. Bu nedenle kişi uzman bir hekim tarafından muayene edilmeli ve hangi bölgelere ne sıklıkta saç ekileceğine karar verilmelidir.

Kaynak www.sagliklisac.com

Samand Türkiye de üretilecek

Samand Türkiye de üretilecek

İran ın Khodro Company otomotiv firması, Bulgaristan a planladığı yatırım projesini Türkiye ye kaydırdı.
 
Ayrıca İran dan ithal edilen İran üretimli Samand marka otomobiller de gümrük kapılarına geldi. Khodro nun Türkiye Distribütörü MYS otomotiv, servis ve yedek parça ünitelerinin hazır hale gelmesiyle 15 gün içerisinde otomobillerin Türkiye de de piyasaya çıkacağını duyurdu. İran ın Khodro Company (IKCO) firması, Suriye ve Azerbaycan ın ardından üçüncü yurtdışı otomobil üretim fabrikasını Türkiye de kuracak. Firma, 300 milyon dolarlık yan sanayi alımını da Türkiye den karşılayacak. Daha önce Bulgaristan a yatırım yapmayı kararlaştıran ancak Türkiye Distribütörü Bursalı MYS Otomotiv in de baskısıyla yatırım planını Türkiye ye kaydıran IKCO yetkilileri, fabrika için yer arayışında olduğu ve önümüzdeki yıllarda Samand ve Soren marka otomobillerin Türkiye deki fabrikada üretileceğini belirtti. Yılda ortalama 1 milyon otomobil ile dünyanın en büyük 14 üncü üreticisi konumunda bulunan Khodro Company, ulusal markası olan Samand ve Soren marka otomobilleri, Suriye ve Azeybaycan ın ardından Türkiye de üretme kararı aldı. Mercedes, Peugeot, Dacia Logan otomobiller ile Mercedes, Hyundai ve MAN ın ticari araçlarını da üreten IKCO nun Türkiye Distribütörü olan MYS Otomotiv in Yönetim Kurulu Başkanı Şükrü Seskır, firmanın Avrupa ya açılmak için çalışmalar yürüttüğünü söyledi. Bu çerçvede Bulgaristan a bir fabrika kurma kararı aldığını belirten Seskır, ancak kendi baskıları sonucu bu yatırırımın Türkiye ye kaydırıldığını açıkladı. İran ın ulusal markası olan bu otomobilleri tüm dünyaya pazarlamayı amaçladığını dile getiren Seskır, IKCO nun Avrupa ya ise Türkiye üzerinden açılacağını vurguladı. Seskır, Türkiye de fabrika kurmak için çalışmalarımız sürüyor. Daha önce başka bir firmanın kurduğu montaj hattında firmanın İranlı mühendislerinin de katılımıyla incemelerde bulunduk. Hazırlıklarımız sürüyor. alternatif yerleri değerlendiriyoruz. Amacımız Türkiye ye yatırım kazandırmak. En azından ilk etapta 60 milyon avroluk bir yatırım bekliyoruz. Firmanın Suriye, Azerbaycan ve Belarus ta montaj hattı var. Önceliği Bursa ya veriyoruz, ama diğer seneçekleri de değerlendirmeye alıyoruz. Firma yetkilileri ile birlikte bir kaç şehirde yer baktık. Şu anda yatırım için 4 nokta uygun görüldü. Ancak görüşmeler sürüyor. Henüz yatırımın nereye yapılacağına karar verilmedi. İlk etapta 60 bin metrekarelik kapalı bir alanda tek bant üzerinden yatırım yapılacak. Yılda 15 bin otomobil ile başlayacak olan üretimin 5 banda kadar çıkması amaçlanıyor dedi. Öte yandan ilk İran otomobilleri Türkiye sınırına ulaştı. MYS otomotiv Başkanı Şükrü Seskır, Samand marka otomobillerin gümrük kapılarına ulaştığı, işlemlerin tamamlanması ve servislerin hazır hale getirilmesiyle 15 gün içerisinde araçların satışa sunulacağını hatırlattı. Türkiye ye getirilen Samant LX modeli 19 bin 900 YTL den satışa sunulmasının beklendiğini dile getiren Şükrü Seskır, önümüzdeki dönemlerde Soren ve Pars modellerinin de Türkiye ye getirileceğini söyledi.

Kaynak HaberVaktim

Denizanaları artıyor, eko sistem bozuluyor

Denizanaları artıyor, eko sistem bozuluyor

Deniz suyundaki ısı artışı ve kirliliğin, denizanası sayısını artırdığı, bu durumun deniz eko sistemini olumsuz etkilediği bildirildi.
 
BURSA Deniz suyundaki ısı artışı ve kirliliğin, denizanası sayısını artırdığı, bu durumun deniz eko sistemini olumsuz etkilediği bildirildi.
Deniz Temiz Derneği/TURMEPA Genel Müdürü Levent Ballar, Türk denizlerinde özellikle son yıllarda yabancı tür canlılarda artış gözlemlendiğini belirterek, deşarj suları, gemilere tutunma, bilimsel araştırma faaliyetleri, yetiştiricilik ve akvaryumculuk gibi etkenlerle Süveyş Kanalı yoluyla taşındığı sanılan bu türlerin ekolojik dengeyi bozduğunu ve deniz eko sistemini tahrip ettiğini söyledi.
Yayılımcı türlerin başında denizanalarının geldiğini ifade eden Ballar, bilim dünyasının küresel ısınmaya bağlı olarak deniz suyu ısısının yükselmesinin, denizanası sayısındaki artışla bağlantılı olduğu görüşünü paylaştığını vurguladı.
Ballar, sıcaklık artışı ile paralel şekilde planktonların arttığını, denizanalarının da bu organizmaları yemek için sahil şeridine yaklaştığını dile getirerek, ''denizanalarını yiyerek beslenen ton ve kılıç balığı ile deniz kaplumbağası (caretta caretta) gibi deniz canlılarının sayısındaki azalma da denizanalarının artışına zemin hazırlamaktadır'' dedi.

Güneş Enerjisi - Solar energy

Güneş enerjisi veya Güneş erkesi, Güneş ışığından enerji elde edilmesine dayalı teknolojidir.

Güneşin yaydığı ve dünyamıza da ulaşan enerji, güneşin çekirdeğinde yer alan füzyon süreci ile açığa çıkan ışıma enerjisidir, güneşteki hidrojen gazının helyuma dönüşmesi şeklindeki füzyon sürecinden kaynaklanır. Dünya atmosferinin dışında güneş ışınımının şiddeti, aşağı yukarı sabit ve 1370 W/m2 değerindedir, ancak yeryüzünde 0-1100 W/m2 değerleri arasında değişim gösterir. Bu enerjinin dünyaya gelen küçük bir bölümü dahi, insanlığın mevcut enerji tüketiminden kat kat fazladır. Güneş enerjisinden yararlanma konusundaki çalışmalar özellikle 1970'lerden sonra hız kazanmış, güneş enerjisi sistemleri teknolojik olarak ilerleme ve maliyet bakımından düşme göstermiş, güneş enerjisi çevresel olarak temiz bir enerji kaynağı olarak kendini kabul ettirmiştir.



Güneş’ten elde edilebilecek enerji

Dünyanın atmosferinin üzerine ve dünya yüzeyine düşen teorik yıllık ortalama güneş ışığı miktarı
Dünyanın atmosferinin üzerine ve dünya yüzeyine düşen teorik yıllık ortalama güneş ışığı miktarı
Global güneş enerjisi kaynakları. Haritadaki renkler, 1991-1993 yılları arasında, gerçekleşen ortalama yerel güneş enerji değerleri hakkında W/m2 cinsinden bilgi vermektedir.
Global güneş enerjisi kaynakları. Haritadaki renkler, 1991-1993 yılları arasında, gerçekleşen ortalama yerel güneş enerji değerleri hakkında W/m2 cinsinden bilgi vermektedir.


Dünyanın yörüngesi üzerinde, uzayda, birim alana ulaşan güneş ışınları, güneşe dik bir yüzey üzerinde ölçüldükleri zaman 1,366 W/m2’dir. Bu değer güneş enerjisi sabiti olarak da anılır.[1]

Atmosfer bu enerjinin %6’sını yansıtır, %16’sını da sönümler ve böylece deniz seviyesinde ulaşılabilen en yüksek güneş enerjisi 1,020 W/m2’dir [2] [3]. Bulutlar gelen ışımayı, yansıtma suretiyle yaklaşık %20, sönümleme suretiyle de yaklaşık %16 azaltırlar. Sağdaki resim 1991 ve 1993 yılları arasında uydu verilerine dayanarak, elde edilebilen ortalama güneş enerjisinin W/m2 cinsinden gösterimidir. Örneğin Kuzey Amerika’ya ulaşan güneş enerjisi 125 ile 375 W/m2 arasında değişirken, günlük elde edilebilen enerji miktarı, 3 ila 9 kWh/m2 arasında değişmektedir. [4]

Bu değer, elde edilebilecek mümkün en yüksek değer olup, güneş enerjisi teknolojisinin sağlayacağı en yüksek değer anlamına gelmez. Örneğin, fotovoltaik (güneş pili) panelleri, bugün için yaklaşık %15’lik bir verime sahiptirler. Bu nedenle, aynı bölgede bir güneş paneli, 19 ile 56 W/m2 ya da günlük 0.45-1.35 kWh/m2 enerji sağlayacaktır. [5] Yandaki resimdeki koyu renkli alanlar, güneş paneli kaplanması durumunda aynı bölgede 2003 yılında üretilen toplam enerjiden biraz daha fazla enerji üretebilecek örnek alanları göstermektedir. [6] Bugünkü %8 verime dayalı teknoloji ile dahi, işaretli bölgelere yerleştirilecek güneş panelleri, bugün fosil yakıtlar, hidroelektrik, nükleer vb kaynaklara dayalı tüm santrallerin ürettiği elektrik enerjisinden biraz daha fazlasını üretebilecektir.

Hava kirliliğinin neden olduğu Küresel loşluk ise daha az miktarda güneş ışının yeryüzüne ulaşmasına neden olduğu için, güneş enerjisinin geleceği ile ilgili az da olsa endişe yaratmaktadır. 1961-90 yılları arasını kapsayan bir araştırmada, aynı dönem içerisinde deniz seviyesine ulaşan ortalama güneş ışını miktarında %4 azalma olduğu gözlenmiştir. [7]

Güneş enerjisi teknolojileri

Güneş ışınlarından yararlanmak için pek çok teknoloji geliştirilmiştir. Bu teknolojilerin bir kısmı güneş enerjisini ışık ya da ısı enerjisi şeklinde direk olarak kullanırken, diğer teknolojiler güneş enerjisinden elektrik elde etmek şeklinde kullanılmaktadır.

Güneş enerjili ısıtma sistemleri

Güneş enerjili sıcak su sistemleri, suyu ısıtmak için güneşe ışınlarından yararlanır. Bu sistemler evsel sıcak su ya da bir alanı ısıtmak için kullanılabildiği gibi çoğunlukla bir havuzu ısıtmak için kullanılır. Bu sistemler çoğunlukla bir termal güneş paneli ile bir de depodan oluşur.[8] Güneş enerjili su ısıtıcıları üç grupta toplanır.

  • Aktif sistemler, suyun ya da ısı transfer sıvısının çevirimi için pompa kullanırlar.
  • Pasif sistemler suyun ya da ısı transfer sıvısının devrini doğal çevirim ile sağlarlar.
  • Kütle sistemleri su tankının doğrudan güneş ışığı ile ısınmasını amaçlarlar.

Yaygın ısıl güneş enerjisi uygulamaları şunlardır:

- Düzlemsel güneş kollektörleri: Ülkemizde de çok yaygın olarak kullanılan, evlerde sıcak su elde etmede kullanılan sistemlerdir.

-Yoğunlaştırıcılı güneş enerjisi santralları: Bunlarda, doğrusal, çanak şeklinde ya da merkezi bir odağa yönlendirilmiş dev aynalar kullanılarak, odak noktasında çok yüksek sıcaklıkta ısı elde edilir. Genellikle elektrik üretiminde kullanılır. Ancak henüz bir yaygınlık kazanamamışlardır.

-Vakum Tüplü Güneş Enerjisi Sistemleri: Vakum tüplü güneş enerjisi kolektörleri: iç içe geçmiş 2 adet silindirik cam tüpün ısı yolu ile birbirine bağlanması ve bu işlem sırasında arasındaki havanın alınması ile üretilir. Dış silindirik tüpün yüzeyine düşen Güneş ışınları aradaki havasız ortamdan geçerek iç kısımdaki silindirik tüpün yüzeyinde absorbe edilmesi ile çalışır. Arada madde olmadığından dolayı sadece ışıma ile ısınan sistem suyu dış hava sıcaklığından bağımsızdır.

-Güneş ocakları: Çanak şeklinde ya da kutu şeklinde güneş ısısını toplayan yapılardır. Gelişmekte olan ülkelerde daha yaygın kullanılır.

-Trombe duvarı: Sandviç şeklinde cam ve hava kanalları ile paketlenmiş bir pasif güneş enerjisi sitemidir. Güneş ışınları gün boyunca, duvarın altında ve üstünde yer alan hava geçiş boşluklarını tahrik ederek, doğal çevirim ile termal kütleyi ısıtırlar. Gece ise trombe duvarı biriktirdiği enerjiyi ışıma yolu ile yayar. [9]

-Geçişli hava paneli: Aktif güneş enerjili ısıtma ve havalandırma sistemidir. Termal güneş paneli gibi davranan, güneşe bakan delikli (perfore) bir duvardan oluşur. Panel, binanın havalandırma sistemine ön ısıtma uygular. Ucuz bir yöntemdir. %70’e kadar verime ulaşılabilir.[10]

Araştırmaya konu olmuş, ancak yaygınlaşamamış bazı ısıl güneş enerjisi teknolojieri:

-Güneş Havuzları: Havuza atılan tuzların yardımı ile dip tarafta sıcaklık elde edilir. Bunlar daha çok deneysel sistemler olarak kalmışlar, bir yaygınlık gösterememişlerdir.

-Güneş Bacaları: Bir binanın zemininde toplanan ısı, yüksek ve dar bir bacaya yönlendiğinde, bacada kurulu türbini çalıştırır. Bu da, deneysel aşamada kalmış güneş enerjisi türlerinden biridir.

-Su Arıtma Sistemleri: Bunlar da bir çeşit havuz sistemidir. Havuzun üstüne eğimli cam kapak yerleştirilir, buharlaşan su tuzdan arınarak bu kapakta yoğunlaşır.

-Ürün kurutma sistemleri.

Güneş pilleri

Bu yat üzerindeki güneş pilleri 12 voltluk aküleri, 9 Amp’e kadar doğrudan güneş ışığı yardımıyla doldurabilirler.
Bu yat üzerindeki güneş pilleri 12 voltluk aküleri, 9 Amp’e kadar doğrudan güneş ışığı yardımıyla doldurabilirler.

Güneş pilleri ya da fotovoltaik piller diye anılan cihazlar, yarıiletkenlerin fotovoltaik etki özelliğini kullanarak, güneş ışığından elektrik enerjisi üretirler. Güneş pilleri, kurulan sisteme bağlı olarak birkaç mW'dan birkaç MW'a kadar elektrik üretebilir. Yüksek üretim maliyetleri nedeniyle, yakın zamana kadar oldukça az kullanılmıştır. 1950'lerden bu yana uzayda uydularda, 1970'li yıllarda, elektrik hattından uzak yerlerde, yol kenarlarındaki acil telefon cihazları ya da uzaktan algılama gibi uygulamaların enerji gereksiniminin karşılanmasında kullanılmıştır. Son yıllarda, evlerde elektrik şebekesi ile birlikte çalışan sistemler de yaygınlaşmıştır.

2005 sonu itibarı ile toplam 5,300 MW olduğu zannedilen kurulu güneş pili kapasitesinin, gelişmiş ülkelerin, güneş pillerinin evsel amaçlı kullanımına verdiği teşvikler nedeniyle, 2006 yılında da ciddi artış göstermesi beklenmektedir. Gerek kullanımdaki artış, gerekse teknolojik gelişmeler nedeniyle güneş pillerinin üretim maliyetinde her yıl azalış görülmektedir. Bir güneş pili panelinin watt başına maliyeti 1990 yılında yaklaşık 7,5 USD iken, 2005 yıllında bu rakam yaklaşık 4 USD seviyesine inmiştir. Gelişmiş ülkelerin sunmuş olduğu teşvikler, güneş pillerinin yatırım maliyetinin 5 ile 10 yıl arasında geri dönebilmesini sağlamaktadır. Evsel amaçlı kullanılan güneş pilleri bir inverter aracılığı ile elektrik şebekesine bağlanmakta, böylece üretilen elektriğin akülerde depolanmasından tasarruf edilmektedir. 2003 yılı içerisinde tüm dünyada gerçekleşen güneş pili üretiminde %32'lik bir artış gözlenmiştir.[11] Güneş pili kullanımındaki artış o kadar büyüktür ki, yarıiletken üretiminin talebi karşılayamaması, güneş pili üretiminin artışında bir kısıtnoluoki günese ne olmuştur.[12] Bu sorunun 2006 ve 2007'de de devam edebileceği sanılmaktadır.[13]

Mimaride güneş enerjisi

Güneş enerjisinden yararlanan tasarımlar, çok az daha ilave enerji kullanmak suretiyle, konfor sıcaklığı ve ışık seviyesinin elde edilmesini hedefler. Bunlar pasif güneş enerjisinde olduğu gibi soğuk ortamlarda daha fazla güneş ışığı ile sıcak su elde edilmesi şeklinde ya da aktif güneş enerjisinde olduğu gibi, pompa ve fanlar kullanarak, sıcak ve soğuk havanın (ya da sıvının) yönlendirilmesi şeklinde de olabilir.

Seralar da bir çeşit güneş mimarisi örneğidir.

Güneş ışığı ile aydınlatma

İç mekanlar gün içerisinde ışık tüpleri ile aydınlatılabilirler.

Örneğin ışık tüpleri, çatıya yerleştirilmiş güneş ışınlarını toplayacı bir çanağa bağlanarak, iç mekanlarda aydınlatma kaynaklı enerji giderlerini azaltarak, daha doğal bir aydınlatma yaratabilirler.

Isıl güneş enerjisinden elektrik üreten enerji santralleri

Solar İki, yoğunlaştırılmış güneş enerji kulesi (ısıl güneş enerjisine örnektir).
Solar İki, yoğunlaştırılmış güneş enerji kulesi (ısıl güneş enerjisine örnektir).

Isıl güneş enerjisi sistemleri, yaygın olarak, bir ısı eşanjörünü yüksek sıcaklıklara kadar ısıtarak, elde edilen ısının elektrik enerjisine dönüştürülmesi şeklinde kullanılırlar.

Enerji kuleleri

Enerji kuleleri bir ağ şeklinde yerleştirilmiş, çok sayıda düz ve hareketli olurlar.

Yoğunlaştırıcılı kollektörler ve buhar motorları

Bir yoğunlaştırıcılı kollektörde ısıya dönüştürülen güneş enerjisi, nükleer ya da kömürlü elektrik santrallerinde olduğu gibi, suyun kaynatılarak buhara dönüştürülmesi ve elde edilen buharla da bir buhar motoru ya da bir buhar türbininin tahrik edilmesi suretiyle elektrik enerjisi elde edilir.

Bir bir stirling motoru tahrik edilir. Stirling motoru kapalı devre gazihtiyaç duymayan bir ısı motorudur.

Stirling motoru ile güneş enerjisinin elektriğe dönüştürülmesi, %30 ile en yüksek verime sahip sistem kabul edilir...

Referanslar

Kaynak Vikipedi

Nükleer Hammadde: Uranyum, Toryum

Nükleer Hammadde: Uranyum, Toryum

URANYUM temel nükleer yakıt hammaddesidir. Günümüzde nükleer güç santrallerinde yakıt olarak kullanılmaktadır. Doğadaki uranyumun binde yedisi (%0.71) bölünebilme yeteneğine sahip (fisil) Uranyum-235 izotopu içerir. Doğal uranyumlu yakıt ağır su (döteryum-hidrojenin bir izotopu) ile soğutulan reaktörlerde kullanılmaktadır. Hafif su ile soğutulan reaktörlerde ise zenginleştirilmiş uranyum yakıtı kullanılmaktadır. Zenginleştirilmiş uranyum, doğal uranyum içindeki Uranyum-235 izotopu oranını artırmak amacıyla zenginleştirme işlemi ile elde edilmektedir.

TORYUM fisil bir madde olmadığı için tek başına nükleer yakıt olarak kullanılamaz ve fisil bir izotop olan U233 e dönüşebilmesi için de bir tetikleyiciye (nötron) gereksinimi vardır. Bu nedenle nükleer yakıt olarak kullanılabilmesi için fisil izotoplar olan U235 veya Pu239 ile birlikte kullanılmalıdır.

Toryumun nükleer yakıt olarak kullanılması ile ilgili çalışmalar yapılmaktadır

ancak günümüzde toryumla çalışan ticari ölçekli bir nükleer reaktör bulunmamaktadır.

Uranyum çeşitli aşamalardan geçtikten sonra enerji elde etmek üzere nükleer

reaktörlerde kullanılır. Reaktörlerde ortaya çıkan kullanılmış yakıtlar

güvenli bir şekilde idare edilir.

TÜRKİYE'NİN NÜKLEER HAMMADDE KAYNAKLARI



Kaynak Türkiye atom enerjisikurumu

« Önceki :: Sonraki »

Türkçe Arama Motoru, Site, Altyazı, Email Arama Motoru ve Portalı Aradur.com | Arama Motoru